2016 YILINDA 56 ÇOCUK İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ

Mehmet Bodur 13 Haziran 2017 11:27

 

İzmir Barosu Çocuk Hakları Merkezi, 12 Haziran ‘Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü’ nedeniyle İzmir Adliyesi içerisinde bulunan Baro Biriminde basın açıklaması düzenledi. Uluslararası Çalışma Örgütü (İLO)’nün 12 Haziran gününü çocuk işçiliğinin olumsuz ve ağır koşullara dikkat çekmek amacıyla ’Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü’ ilan ettiğini ifade eden Çocuk Hakları Merkezi sorumlusu avukat İlke Erol, “Bu amaçla 2002 yılından itibaren çocuk işçiliğinin önlenmesi konusunda toplumsal bilincin arttırılması amacıyla çeşitli etkinlikler yapılmaktadır. Dünyada halen 200 milyona yakın Türkiye’de ise 2 milyona yakın çocuk işçi bulunmaktadır. Bu durum çocuk işçiliğinin, hem dünyada hem ülkemizde kronikleşen bir insan hakları sorunu haline geldiğini gözler önüne sermektedir” dedi.

 

İzmir Barosu’nun çocuk işçiliğine yönelik basın açıklaması şöyle: “

Ülkemizde çocukların ve gençlerin korunması, insan hakları sözleşmelerinden doğan temel insan haklarından birisidir. Ayrıca Anayasa’nın 50. Maddesinde çocukların çalışma koşullarının korunması anayasal bir ödev olarak düzenlenmiştir. Söz konusu maddeye göre, “kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz. Küçükler, kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar.” denilmektedir. Bununla birlikte yine mevzuatımızda Umumi Hıfzıssıha Kanunu, İş Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik  gibi çocuk işçiliği ile ilgili önemli yasal düzenlemeler bulunmaktadır.

Ancak söz konusu yasal düzenlemeler arasında ciddi bir dağınıklık mevcuttur. Bu dağınıklık hukuki düzenlemeler ile çocukların sosyal insan haklarını güvence altına alınmasının aksine çocuk işçileri mevzuat girdabına sürüklemektedir. Kanuni düzenlemeler arasında mevcut olan farklılıklar, farklı kanunlara tabi çocuk işçiler arasında eşitlik ilkesinin ihlal edilmesine neden olmaktadır. Bir düzenlemede çalışma yaşı 12 kabul edilirken diğer kanunda çalışma yaşı 14- 15 olarak belirlenmiştir. Özellikle Basın İş Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu kapsamında çalışan çocuklara ilişkin düzenlemelere yer veren Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, İş Kanunun gerisinde kalan esaslar içermektedir. Bu nedenlerle tek bir mevzuat ile çocuk işçilerin adaletli ve sağlıklı çalışma koşullarına acilen kavuşturulması önem taşımaktadır.

Yasal düzenlemelerdeki belirtilen bu eksiklikler ve denetimlerin yetersizliği çocuk iş kazalarının artışına neden olmaktadır. Türkiye'de çocuk işçi kazalarına ve ölümlerine maalesef sıklıkla rastlanmaktadır. İşçi Sağlığı İş Güvenliği Meclisi verilerine göre iş kazası sonucu hayatını kaybeden çocuk işçi sayısı her geçen gün artmaktadır. 2012 yılında 32 çocuk, iş cinayetlerinde hayatını kaybetmişken, 2016 yılına gelindiğinde 56 çocuk iş cinayetleri sonucu hayatını kaybetmiştir. Bunun en can alıcı örneği Adana'da mobilya atölyesinde çalışan 16 yaşındaki çocuk işçi Ömer Faruk Sever’in 1 Mayıs günü yaşanan iş cinayetinde asansörde sıkışarak hayatını kaybetmiş olmasıdır.

 

Ayakkabı atölyesinde 12 saat

İzmir’de ayakkabı imalat atölyelerinde bu çocuklar günde 12 saat ve üzeri çalışmaktadırlar. Mülteci çocuklar kimi zaman orada uyumakta veya ayakkabıları eve götürüp aileleriyle işi sürdürmektedirler. Meslek hastalıkları kliniğine sevk edilen bu çocukların birinde, kullanılan yapıştırıcıya bağlı düşük ayak hastalığı görülmüştür. Ayrıca felç ve his kaybı olan çocuklara meslek hastalıkları tanıları konamamıştır. Kayıt dışı çalışan tüm çocuklar için kayıp bir neslin oluşmaması amacıyla acil koruma tedbirleri alınmalıdır”.

Etiketler
Yorumlar ()
Benzer Haberler